Phnom Penh, Kamboçya

Kamboçya bayrakları

Kamboçya bayrakları

1970 öncesi belki doğunun Paris’i deniyormuş bugün ise hala yakın geçmişindeki iç savaş ve soykırımın izlerini silmeye çalışıyor.

Biz gittiğimizde nisan ayıydı, Kmer yeni yılı devam ediyordu. Şehir günlerce bomboştu, bütün dükkanlar kapalıydı, sokaklarda sadece biz, fareler ve bir de bir kaç insan vardı. Yakın geçmişindeki katliamın detaylarını öğrendikçe bir de hayaletleri ekledim bu boş sokaklara. Bir de U2 şarkısı “where the streets have no name” misali burada sokaklar isimsiz, hepsi numaralandırılmış, kuzeyden güneye tek numaralar, batıdan doğuya çift numaralar. Phnom Penh garip duygular uyandırdı bende…

PP25

Tutukçu şekerlemede

Tutukçu şekerlemede

Asya da ilk defa bir yere zor ısındım (4 saat geçirdiğim Nepal- Hindistan sınırındaki Gorakpur’u saymazsak). Neyseki 3. günümüzde bazı dükkanlar açılmaya, hayat akmaya başladı da o zaman barıştık.

Wat Phnom onunde Ilker ve Aniket

Wat Phnom onunde Ilker ve Aniket

Burada artık bizim yoldaşımız haline gelen hintli arkadaşımız Aniket’le buluştuk. Moğolistan, Hindistan ve Laos’ta beraber vakit geçirdikten sonra şimdi de Kamboçya’da yollarımız kesişti. Aylardır yolda geçici arkadaşlar ediniyoruz, kimisini bir iki gün kimisini bir kaç saat görüyoruz. Sürekli vedalardan ve kısa sohbetlerden yorulan ben Aniket’i 4.kere gördüğüme çok sevindim!

Kmer yeni yıl kutlamaları

Kmer yeni yıl kutlamaları

Kmer yeni yıl kutlamaları daha çok Siem Reap’te yoğunlaşsa da Phnom Penh’de önemli budist tapıknaklarından Wat Phnom önünde büyük bir kalabalığa rastladık. Büyük bir sahne kurulmuş, şarkılar söyleyip danslar ediliyordu   🙂

Wat Phnom önünde tütsüler yanıyor

Wat Phnom önünde tütsüler yanıyor

Wat Phnom, yeni yıl dilekleri

Wat Phnom, yeni yıl dilekleri

Wat Phnom, önünde dua ederken yakılan sahte paraları satan teyze

Wat Phnom, önünde dua ederken yakılan sahte paraları satan teyze

Bu sahte paralar yakıldığında ailenin geçmişlerin ruhuna değdiğine inanılıyor

Bu sahte paralar yakıldığında ailenin geçmişlerin ruhuna değdiğine inanılıyor

Budizm ve Hinduizmde kutsal kabul edilen lotus çiçeği aydınlanmayı temsil ediyor

Budizm ve Hinduizmde kutsal kabul edilen lotus çiçeği aydınlanmayı temsil ediyor

Paralar, lotus çiçekleri ve dua tepeleri

Paralar, lotus çiçekleri ve dua tepeleri

Şehiri boylu boyunca yürüdük,

Royal palace içinde bulunan silver pagoda yeni yıl sebebiyle kapalıydı, öyle olunca oraya giriş ücretini vermek istemedik, ulusal müzenin ise sadece fotoğrafını çekmekle yetindik.

Royal Palace, (saray)

Royal Palace, (saray)

National musuem (Ulusal müze)

National musuem (Ulusal müze)

saray muhafızı

saray muhafızı

saraydan motifler

saraydan motifler

 Burada enteresan birşey oldu, iki tane kadın bankta oturuyordu, ben yanlarından geçerken, “aa merhaba kolyen ne kadar güzelmiş” diye laf atıp muhabbete başladılar. Kolyemi Nepal’de bir antikacıdan almıştım, ilker verdiğim parayı çok bulup(20$) ne özelliği varki bunun diye dalga geçmişti. İlk defa kolyemi birisi beğendiği için mutlu olan ben hemen muhabbete giriştim. Kadınlar Malezyalıymış, şudur budur konuşurken sigara ikram ettiler, yok sağolun dedim neyse 5 dkdan sonra yanlarından ayrıldım. Aradan 5 dk. geçmeden motora binmiş Filipinli olduğunu söyleyen başka iki hatun yanımda durdu ve hemen önümüzdeki, şehirdeki en önemli anıtın ismini sorarak sohbete başladı. Bir tanesi demez mi kolyen ne güzel nerden aldın diye. Bu sefer huylandım artık   🙂 Noluyor yahu! Benim kolye bir anda popüler olmuştu! Biraz mesafeli durdum, bu kızlarda sanki farklı bir hava vardı. Meğer sonradan öğrendim bu kadınlar sohbet açıp, arkadaş olup sonra bir şekilde paranı alıyorlarmış. Neyse zaten üstümde ne para var ne de zengin görünüyorum ama yabancı olmanız yeterli burada insanların sizi zengin sanması için   🙂

Mekong Nehri

Mekong Nehri

Burada Mekong nehri yine bizimleydi, her yerde olduğu gibi bütün kafeler restoranlar nehir kenarına kurulmuştu.

Phnom Penh’de yapılacak çok fazla turistik birşey yok açıkçası. Soykırımla ilgili tarihi merak edenlere ilk olarak Tuol Sleng soykırım müzesine gitmelerini daha sonra ölüm tarlalarına gitmelerini tavsiye ederim. Yazının gerisi soykırımla ilgili olacak, isteyen burada veda edebilir.

Kamboçya yakın tarihini pek bilmiyordum açıkçası burada biraz öğrendim. 1970’lerin başında 7.1 milyon olan nüfusun 3.3 milyonu iç savaş ve soykırımla öldürülmüş, veya açlıktan ölmüş. Bunun tahmini 2.4 milyonunun 1975-1979 arasında lanet kızıl kmerler tarafından öldürüldüğü tahmin ediliyor. Milyon kelimesi tek başına birşey ifade etmiyor. Öldürülen insanların çok az bir bölümünün sadece fotoğraflarını görmek daha çok şey ifade ediyor, daha gerçek oluyor, yada insanların hikayelerini tek tek dinlemek okumak olayın vahametini biraz da olsa kafada canlandırmaya yarıyor.

Kızıl Kmerler 2 milyondan fazla kişinin ölümüne sebep olmuş

Kızıl Kmerler 2 milyondan fazla kişinin ölümüne sebep olmuş

Çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden...

Çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden…

İnsanların din, dil, ırk uğruna birbirini öldürmesini anlayamazken bir de bir ülkenin kendi insanını bu şekilde kırmasını anlamak imkansız. Pol Pot denilen sapık herif, bu olayın baş mimarı. Bu herif ve kabinesindeki pek çok kişi Fransa da eğitim görmüş Marksistlerden oluşmakta ama kızıl kmerler için Maocu bir çizgide oldukları da söylenmekte. Kendi kafalarındaki komunizmi kurmak için ülkedeki tüm orta ve üst sınıfı öldürmüş, tarım toplumuna dayalı bir ülke yaratmak için şehirleri boşaltmış, aileleri dağıtarak herkesi kırsal kesime sürmüş, pirinç üretimini 3’e katlama hedefi içindeyken pek çok insanın açlıktan ölmesine yol açmışlar. Kızıl kmerler gözlük, saat takan, ingilizce bilen, üniversite mezunu olan, sanatçı olan kısaca eli nasırlı olmayan herkesi düşman bellemiş baltalarla öldürmüş ve ailelerini de kin beslerler diye çoluk çocuk öldürmüş bir kasap topluluğu. Öldürmek istemeyenler ihanetle suçlanıp ayrıca öldürülmüş, bu şekilde bir korku imparatorluğu kurmuşlar. Işler iyice çığrından çıkmış yönetim kabinesi içinde yer alan pek çok kişi ihanet paranoyası içinde kendi adamları tarafından yine öldürülmüş.

Buradaki emir komuta zinciri denilen insanın öz benliğine aykırı yönetim biçiminin sapık boyutlara ulaşmasının sadece başka bir örneği.

İşin garip yanı Amerika ve Birleşmiş devletlerce tanınan ve desteklenen Kızıl Kmer rejimi Çin’den de destek almış. Bunun ana sebebi hepsinin Vietnam’ın güçlenmesinden korkması olmuş. Kamboçya ve Vietnam tarih boyunca sınır sorunu olan iki ülke olmuş, Vietnam’ın Kamboçya’yi işgalinden korkanlar, Pol Pot’ün sapık rejimini desteklemekten geri kalmamış. Kamboçyalıları bu canilerden kurtaranlar yine Vietnam’lilar olmuş, 1979 yılında Pol Pot’u devirmişler.

Phnom Penh’deki soykırım müzesi Tuol Sleng, okuldan hapishaneye şimdi ise S 21 olarak da bilinen müzeye dönüştürülmüş. Burada insanlar işlemedikleri suçları uzun işkenceler sonrası zorla işlemiş gibi itiraf etmişler, kamyonlarla ölüm tarlaları olarak bilinen Choeung Ek’e götürülüp öldürülmüşler.

 Tuol Sleng, eskiden okul olan bu yer korkunç bir hapishaneye ve işkence yerine çevrilmiş.

Tuol Sleng, eskiden okul olan bu yer korkunç bir hapishaneye ve işkence yerine çevrilmiş.

Sınıflar küçük hücrelere bönünmüş

Sınıflar küçük hücrelere bönünmüş

Üst düzey tutuklulara oda verilmiş.minderi olmayan telden bir yatak, ihtiyaçlarını gidermeleri için metal bir kutu

Üst düzey tutuklulara oda verilmiş.minderi olmayan telden bir yatağa kelepçelenmişler, ihtiyaçlarını gidermeleri için metal bir kutu verilmiş.

Ölüm tarlaları eski bir Çin mezarlığıymış, bugün yemyeşil huzurlu bir park ve göletlerden oluşuyor gibi görünse de orada ne acılar yaşandığını öğrendikçe insanlığınızdan utanıp günün geri kalanını baş ağrısıyla geçirmeniz kaçınılmaz. Burada ücretsiz olarak verilen audio guide, gerçek kurbanların başlarından geçenleri anlattıkları ses kayıtlarıyla oldukça etkileyici.

Ölüm tarlaları

Ölüm tarlaları

Ölüm tarlalarındaki Stupa, bir nevi anıt mezar, binlerce kişinin kemikleri burada toplanmış

Ölüm tarlalarındaki Stupa, bir nevi anıt mezar, binlerce kişinin kemikleri burada toplanmış

Parkın ortasında orada ve tüm Kamboçya’da katledilen insanların hatırasına büyük bir budist stupası dikilmiş. Budist ve hindu öğeler içeren anıt içinde katlara ayrılmış şekilde farklı vücut bölgelerinin bulunduğu 8 bin kurbanın kemikleri var en altta ise kurbanların kıyafetleri.

stupa ve kemikler

stupa ve kemikler

Ölüm tarlaları

Ölüm tarlaları

Ölüm tarlalarında bir gölet

Ölüm tarlalarında bir gölet

Her sene yağmurlarda toprağın içinden ortaya çıkan kemikler ve kıyafetler...

Her sene yağmurlarda toprağın içinden ortaya çıkan kemikler ve kıyafetler…

Kadın ve çocuk toplu mezarı

Kadın ve çocuk toplu mezarı

Toplu mezar

Toplu mezar

Bebeklerin gövdesine vurularak öldürüldüğü ağaç

Bebeklerin gövdesine vurularak öldürüldüğü ağaç

İnsanların çığlıklarını bastırmak için bu ağaca hoparlörler takılıp müzik yayını yapılmış

İnsanların çığlıklarını bastırmak için bu ağaca hoparlörler takılıp müzik yayını yapılmış

Peki bütün bu olaylardan sonra bu emir komuta zincirini başındaki insanlara ne oldu, nasıl cezalandırıldılar derseniz, adaleti yanlış yerde arıyorsunuz demektir.

Pol Pot denilen kasap 70li yaşında yatağında ölmüş, torunlarını kucağına almış.

Diğer üst düzey yöneticilerin davaları halen devam ediyor, adamların yaşları kemale ermiş zaten buradan sonra ne ceza çıksa da adalet yerini bulmayacak.

Bugün Kamboçya’da o yıllardan beri iktidardan düşmeyen Vietnam destekli komünist parti de ayrı bir hikaye. Yolsuzluklar, adam kayırma bir yana halk için pek birşey yapmayan eğitime yatırım yapmayan bir hükümet. Son seçimlerde parlamaya başlayan “cambodia people’s rescue party” yani Kamboçya halkının kurtuluş partisi, insanlara bir umut verse de çoğunluk oyları alamıyor. Seçimlerin adil yapılmadığı ve sonuçların manipüle edildiği söylenmekte. Burada geçmişte yaşananlar yüzünden kimse çıkıp isyan edip hakkını aramıyor herkeste geçmişin izleri var. Tek istedikleri suanki huzurun bozulmaması. Geleceğe umutla bakmayı sağlayan şey ise yeni jenerasyonların yeniliklere daha açık olması…

yeni neslin yüzü gülüyor, umut onlarda...

yeni neslin yüzü gülüyor, umut onlarda…

Konaklama
Burada güzel bir guesthouse’ta kaldık, epey rahat bir yerdi. Hatta odada tv vardı, yattığım yerden jurassic park bile izledim desem? Aylar sonra bir ilk 🙂 mekanın bir de lokantası ve havadar ortak alanı var daha ne olsun. Narin guesthouse, gecesi 10$.

Ulaşım
Şehiriçinde motor taksi olayına devam, bir iki dolara her yere gidebiliyorsunuz. Hatta ilkerle iki büyük sırt çantamız, iki günlük çantamız ve biz ikimiz bir adamın arkasına binip 1 km bir mesafe yaptık. Tuktuklarla da sıkı pazarlık yapmak gerekti. Şehirler arasında sadece otobüs var, yollar berbat. Size 4 saat denilen bir mesafenin kafadan 6 saat süreceğini düşünmek gerekli. Ücretler Sihanoukvılle – Phnom Penh 7$.

Reklamlar

About 1a1e

a female homo sapien, named after a flower, resident of planet Earth.
Bu yazı Phnom Penh içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Phnom Penh, Kamboçya

  1. Lalecim, kolyeni merak ettim, resmini koyar mısın lütfen…

  2. Cem Sarioglu dedi ki:

    Fotoğraflara baktiğımda…
    Hayatımda ilk defa bir ağacı sevemedim. Kendi suçu olmasa da…
    😦

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s