Bombay, Hindistan

Bombay tren istasyonu

Bombay şehir merkezi ilk bakışta bir ingiliz şehrine benziyor. Koloniyal dönemden kalan tren istasyonu, polis akademisi, şehir müzesi pek çok banka binası, sinemalar kiliseler, sayısız residansın üstüne iki katlı kırmızı otobüsleri de ekleyince Hindistan’da olduğunuza inanamıyorsunuz. Delhi’ye göre çok daha gelişmiş bir yer, bizdeki Ankara-Istanbul durumu mevcut.

bombay sehir merkezi

Bombay tren istasyonu yeni ismiyle Chhatrapati Shivaji, eski ismiyle Victoria Terminali.

Bombay`da şehiriçi ulaşım banliyö trenleriyle çok ucuz ve kolay. Şehire geldiğimizin dakikasında İstasyonda bize yardım eden çocuğun biletimizi alıp paramızı kabul etmemesi ve gideceğimiz durağa kadar hiçbir mecburiyeti olmadığı halde bizimle gelmesi ve aktarmaları yaptırması hint misafirperverliğini ayrı bir boyuta taşıdı.

Dhobi Ghat, Bombay

Şehirde Dhobi ghat isimli 150 yıllık bir çamaşırhane var, sadece insan gücüyle çalışıyor. Buraya gitmek için Mahalaxmi tren istasyonunda inmek gerekiyor. 5000 kişinin çalıştığı ve günde yüz bin farklı çamaşırın yıkandığı bu yerde inanılmaz bir sistem var tüm çamaşırlar tek tek etiketleniyor. Bu büyük çamaşırhanenin içini ziyaret etmek için etrafta dolanan delikanlılardan birisini guide olarak tutmanız gerekiyor. Elde edilen gelirleri ghatın ihtiyaçları için harcıyorlarmış biz de oradaki polis merkezi gibi bir yerden guide tuttuk, ama artık parayı indragandi mi yaptılar bilemem.

Kaynar su kazanları, Dhobi ghat

Yıkama havuzları, Dhobi ghat

çamaşır kurutma, Dhobi ghat

Adam bizi güzelce gezdirdi, kaynar su için kömür kazanları, yıkama havuzları, kurutma yerleri, ütüleme yerlerini gördük. Ütüler bile kömürlüydü, etrafta elektrikli tek birşey görmedim. Yıkanmış kıyafetler mis gibiydi kontrol ettim, kirliniz varsa buraya getirebilirsiniz, zaten otele verseniz onlar da buraya gönderir muhtemelen.

Tabi herşeyde olduğu gibi buranın da tadını çıkaranlar yine çocuklardı 🙂

çocuklar suyla oynarken, Dhobi ghat

Dünyanın en büyük gecekondu mahallelerinden (slum`larından) birisi olan Dharavi, Bombay`da. İngiliz koloniyel dönemde fabrikalarda çalışmak üzere köyden şehre göçen insanlar burada yaşamaya başlamış. Bugün şehir nüfusunun %60’lara varan kısmının burada yaşadığı tahmin ediliyor. Slum nüfusunun %33`ü müslüman %60`ı hindu, Hindistan nüfusunun %13`u müslüman dolayısıyla görece müslümanların daha çok slum`larda yaşadığını söyleyebiliriz.

Dharavi gece konu mahallesi, Bombay

Dharavi gecekondu mahallesi, Bombay

Dharavi`de bayraklar

Dharavi, ana caddesi, çarşısı pazarı ve etrafında onu kesen dar sokaklarıyla büyük bir semt. Burada suyu elektriği olan sokaklar da vardı, hiçbirşeyi olmayan iç burkucu çöpler içinde gün yüzü görmeyen sokaklar da. 2006 yılında 1440 kişiye tek bir tuvalet düşüyormuş, 😦 insanlar genelde ihtiyaçlarını semtin ortasından geçen nehirde hallediyor bu da bulaşıcı hastalıklar açısından ayrı bir risk. Seller, yangınlar da cabası. Hayat bir şekilde heryerde devam ediyor ama çaresizlik ve yoksulluk çok üzücü. Herkes belli bir standartta yaşamayı hak ediyor, bu kadar uçurum nereye kadar gider bilmiyorum ama batsın bu dünya demek bir çare olmaktan çok uzak.

Dharavi slam, cocuklar

Arapların İran`ı istila etmesi üzerine 8.-10.yy`larda dinlerini yaşayamadıkları için İran`dan Hindistan`a kaçan zerdüst iranlılara parsi deniyor. Ticaretten iyi anlamaları, İngiliz koloni döneminde gemi işçiliğinde çalışmaları genel olarak becerikli olmaları sayesinde zengin bir sınıf olmuşlar. Bugün İran`da çoğunluk Bombay ve etrafında olmak üzere 69 bin civarı parsi yaşıyor. Evlenme ve çocuk yapma oranlarının düşmesiyle nüfusları giderek azalıyor. Zerdüstlük ilk tek tanrılı dinlerden biri olarak bana hep enteresan gelmiştir.

Zerdüstlüğün sembolü Faravahar, koruyucu melek.

Buralara kadar gelince zerdüst tapınağı olan atash behram’larını ve sessizlik kulelerini görmeye çalıştık. Ama ne mümkün son derece kapalı bir din ve cemaat. Atash (yani bizdeki ateş ile aynı) behramlarında yüz yıllardır hiç sönmemiş ateşleri yanıyor, tapınağın dışında istiflenmiş odunları görmek mümkün.

Banaji (Kadmi) Atash Behram, Bombay

Sessizlik kuleleri ise zerdüstlerin ölülerini akbabaların, yırtıcı kuşların yemesi için koydukları yüksek kuleler. Onlara göre ateş, toprak, şu, hava gibi doğal elementler, (cem yılmaz olsa tahtayı da eklerdi) kutsal ve ölülerini yakarak, gömerek yada suya atarak bunları kirletmek istemiyorlar. Bombay`daki Maraba hill`de sessiz kulelerini saatlerce aradık ama ağaçlar ile kamufle edildiği için göremedik.

Bollywood baby!

Bollywood’un merkezine gidip film görmeden dönmeyelim dedik ve art deco mimarinin örneklerinden biri olarak kabul edilen Regal sinemasina gittik. Filmin adı dhoom-3, birinci ve ikinci bölümlerini izlemedim ama filmi yakalamak zor olmadı. Cüneyt Arkın filmleriyle bir daha dalga geçen top olsun. Abartılı aksiyon ve dans sahneleri arasında geçen iki saatten sonra filmi yarıda bırakıp kaçtık.

Ghandi müzesi, Bombay

Bombay`da mutlaka gidilmesi gereken bir yer ise Ghandi müzesi. Ghandi`nin eylemsiz direnişini, yaşadıklarını, mücadelesini görüp bir de cinayetle öldürülmesini  karşısında kahrolmamak mümkün değil.

Reklamlar

About 1a1e

a female homo sapien, named after a flower, resident of planet Earth.
Bu yazı Bombay içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s